Etiket arşivi şeref aktaş

ileProf. Dr. Şeref AKTAŞ

Diz Egzersizleri

Diz Egzersizleri

Aşağıda sunulan eksersizleri doktorunuz önerilerine göre yapmanız tavsiye
edilir.

Prof. Dr. Şeref Aktaş, İstanbul Şişli Fulya’da ki özel muayenehanesinde çalışmaktadır. Prof. Dr. Şeref Aktaş’ a muayene olmak ve tedavinizin yapılmasını sağlamak için iletişim bilgilerimizdeki telefonları arayarak randevu alabilirsiniz.

 

“Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.”

ileProf. Dr. Şeref AKTAŞ

Diz Kıkırdak Sorunları

Diz Kıkırdak Sorunları

Diz Kıkırdak Sorunları, Eklem kıkırdağı, kemik uçlarını örten doku olup, eklemi oluşturan yüzeylerin düzgün, kayıcı yapısını sağlayarak, eklem yüzeylerinin birbiri üzerinden rahat hareket etmesini sağlarlar. Kıkırdak yüzey sayesinde basınç dağıtılarak sürtünme kuvveti en aza indirilir.

Eklem Kıkırdak sorunlarının bulguları nelerdir?

Eklem kıkırdağı hasarlarında başlangıçta ağrı hissedilmez. Bunun nedeni kıkırdak
dokusunda sinir uçları olmamasıdır. Eklem kıkırdak hasarı büyük olup altındaki kemik
ortaya çıkarsa o zaman ağrı hissedilir. Kıkırdak hasar düzeyi, 4 grupta sınıflandırılır:
Grade 1: Eklem kıkırdağında yumuşama, Grade 2: Eklem kıkırdağında yüzeyel
çatlaklar, Grade 3: eklem kıkırdağında daha derin hasarlar, kraterler, Grade 4: Eklem
kıkırdağında alltaki kemiğin ortaya çıktığı hasarlar. Grade 4 kıkırdak hasarında kopan
serbest kıkırdak parçalar eklem içinde dolaşarak kilitlenme, ağrı ve kıkırdakta
aşınmaya yol açarlar.

Diz Eklemi kıkırdak sorunlarında tanı nasıl koyulur?
Diz eklemi kıkırdak sorunlarında hastanın ana şikayeti olan ağrı şikayetinin
irdelenmesi yardımcı olur.Ağrı, ne zamandır var? Ağrıyı azaltan, arttıran posizyonlar
neler? Ağrı sadece aktivite ile mi oluyor yoksa istirahatte de var mı? Ortopedi doktoru
fizik muayenede ağrılı eklem bölgelerinin hassasiyetini, anatomik bozuklukları ortaya
koyabilir. Eklem kıkırdak lezyonlarından şüphenilen hastaların radyografik ve MR
incelemeleri ile lezyonun yeri ve düzeyi saptanır.

Diz eklemi kıkırdak sorunlarının nedenleri nelerdir?
Diz eklemi kıkırdak sorunları skılıkla genç hastalarda spor yaralanmaları sırasında
olan diz burkulmaları yada dize direkt gelen travmalar ile gözlenir. Bunun dışında
trafik kazalarıı ve ileri yaşta özelliği bozulmuş kıkırdaklı hastalarda diz burkulmaları
da kıkrdak hasarlarına yola açarlar. Ayrıca kıkırdak altındaki kemiğin beslenmesinin
bozulduğu durumlarda, dizin mekanik bozuklukları nedeni ile eklem yüzeyi yük
dağılımının bozulduğu hastalarda da kıkırdak sorunları görülür.

Diz Eklemi Kıkırdak sorunlarının tedavisi nasıl yapılır?
Eklem Kıkırdak hasarlarında en önemli sorun kıkırdağın beslendiği bir damarsal yapı
olmaması ve sadece eklem sıvısı yardımı ile beslenmesidir. Eklem kıkırdağı, hasar
gördüğünde kendini yenileme özelliği yoktur. Eklem kıkırdağı hiyalen kıkırdak
dediğimiz kıkırdak tipinden oluşur. Bir hasar durumunda iç kısımda fibrokartilaj
dediğimiz tipte kıkırdak oluşmakla beraber bu tip kıkırdak hiyalen kıkırdak
özelliklerinde değildir.

Tedavide, planlama kıkırdak hasarı boyutu, düzeyi ve nedenlerine göre planlanır.
Hafif kıkırdak hasarlarında eksersiz ve kıkırdak destekleyici ilaçlar yeterli olabilir.
Eğer kıkırdak hasarına neden olan bir durum varsa öncelikle bu giderilmelidir.
Örneğin mevcut meniskus yırtığı, diz içi serbest cisim, diz kapağı dönüklüğü gibi
problemler kıkırdak hasarına yol açtıysa artroskopik cerrahi ile öncelikle bu birincil
problemler tedavi edilir.

Daha sonra grade 1-2 hastalarda eksersiz, ağızdan kıkırdak destek ilaçlar önerilirken grade 3 lezyonlarda eklem içi viskosuplement dediğimiz enjeksiyonlar ve fizik tedavi uygulanmaktadır. Grade 4 dediğimiz kemiğin ortaya çıktığı lezyonlarda öncelikle artroskopik olarak kıkırdak hasarı olan bölgenin kenarları düzenlenir. 30 yaş ve altı hastalarda kıkırdak altında ortaya çıkan kemikte mikrokırık dediğimiz yöntem diz artroskopisi ile uygulanır.

Genellikle 2 cm2 nin altındaki alanlarda uygulanır. Bunun dışında yük binen alanlarda ki hasarlı bölgelere mozaikplasti dediğimiz yöntemle dizin sağlam kesimlerinden alınan kıkırdak kemik silindirleri uygulanarak hiyalen kıkırdakla onarım sağlanır. Son zamanlarda güncellik kazanan yöntemde artroskopik cerrahi ile diz ekleminden alınan sağlam kıkırdaklar özel laboratuvarlarda kıkırdak hücre kültürleri ile ortalama 6 haftada üretilerek ikinci bir operasyonla kıkırdak kaybı olan alana uygulanır.

Prof. Dr. Şeref Aktaş, İstanbul Şişli Fulya’da ki özel muayenehanesinde çalışmaktadır. Prof. Dr. Şeref Aktaş’ a muayene olmak ve tedavinizin yapılmasını sağlamak için iletişim bilgilerimizdeki telefonları arayarak randevu alabilirsiniz.

 

“Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.”

ileProf. Dr. Şeref AKTAŞ

Diz Medial Plika Sendromu

Diz Medial Plika Sendromu

Plika nedir?
Diz Medial Plika Sendromu, Sinoviyal plika, intra-uterin hayatta dizi bölmelere ayıran yapı olup normal fetal gelişimde, 2. trimeterde küçülür. Erişkin hayatta bu sinoviyal dokulara, plika yada sinovial kıvrımlar denmektedir. Bazı hastalarda plikalar kalın ve belirgin band
şeklinde olup ağrı ve irritasyona neden olur.

Diz bükülü posizyonda plika direkt travmaya maruz kalması ve aşırı kullanımlara bağlı plikada irritasyonla imflamasyon ve ödem oluşarak ağrıya neden olur ki bu duruma sinoviyal plika sendromu denir.

Sinoviyal plika sendromunun bulguları nelerdir?
Sinoviyal plika sendromunda, diz ön iç tarafında ağrı en sık görülen şikayettir. Bunu
diz hareketinde dizden ses gelmesi, takılma, boşalma ve kilitlenme şikayetleri izler.

Sinoviyal plika sendromu tanısı nasıl koyulur?
Sinoviyal plika sendromunda tanı hastanın dinlenmesi ve muayenesi yanında MR tetkiki ile koyulur. Bazen ortopedi doktoru, MR da gözükmemesine rağmen başka nedenle yaptığı diz artroskopisi sırasında da tanıyı koyabilir.

Sinoviyal Plika Sendromunun tedavisi nasıl yapılır?
Sinoviyal plika sendromunun tedavisinde ilk olarak antiemflamatuvar ilaçlar ile germe
ve güçlendirme eksersizleri başlanır. Olguların büyük kısmında bu tedavi ile bulgularda düzelme görülür. Şikayetleri sürn hastalarda ise artroskopik cerrahide kalın imflame ve eklem kıkırdağına sürten plika gözlenir. Daha sonra shaver ve artrocare dediğimiz özel artroskopi enstrumanları yardımı ile plikanın büyük kısmı eksize edilerek küçültülür.
Hastaların artroskopi sonrasında kısa süreli fizik tedavi ve eksersiz programı ile normal aktivitelerine dönmeleri sağlanır.

Prof. Dr. Şeref Aktaş, İstanbul Şişli Fulya’da ki özel muayenehanesinde çalışmaktadır. Prof. Dr. Şeref Aktaş’ a muayene olmak ve tedavinizin yapılmasını sağlamak için iletişim bilgilerimizdeki telefonları arayarak randevu alabilirsiniz.

 

“Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.”

 

ileProf. Dr. Şeref AKTAŞ

Diz Eklemi Kireçlenmesinde Ameliyatsız Tedavi

Diz Eklemi Kireçlenmesinde Ameliyatsız Tedavi

Diz Eklemi Kireçlenmesinde Ameliyatsız Tedavisi, diz eklemi en sık görülen eklem kireçlenmelerin dendir. Kadınlarda erkeklere oranla daha yaygın görülür. Diz eklem kireçlenmesinin görülme sıklık oranı 65 yaş ve üzerinde artma göstermektedir. Sağlık alanındaki gelişmeler toplumda artan ortalama yaşam süresiyle hastalığın sıklığı belirgin şekilde artmıştır.

Diz ekleminde kireçlenme diz eklem kıkırdağında dejenerasyon dediğimiz yıpranma ve aşınma ile kıkırdakta oluşan incelme ile görülmektedir. Eklem kireçlenmesinin ilerlemesi ile osteofit dediğimiz kemik çıkıntıları oluşur ve diz ekleminin normalden kalın görülmesine yol açar. Kıkırdaktaki aşınmanın olduğu diz bölgesine göre değişme gösteren, parentez bacak yada x bacak şeklinde diz deformiteleri oluşur.

Osteoartritin nedenleri arasında ilerlemiş yaş (65 ve üstü), obezite, dizde açısal deformiteler ve geçirilmiş kırıklar, enfeksiyonlar sayılabilir.

Diz eklemi kireçlenmesinde en önemli şikayetler; ağrı, yürüyüş ve benzeri aktivitelerde kısıtlanma, eklem hareket açıklığında kısıtlanmadır. Bunun yanında, dizde sıklıkla içe doğru veya daha az olarak ta dışa doğru açılanma şekli görülebilir.

Diz eklemi kireçlenmesi, birçok hastada yıllar içinde ilerleyen bir süreç olduğundan hastaların bilinçlendirilmesi önemlidir. Tedavide, öncelikle ameliyat dışı yöntemlerden faydalanılır. Bu yaklaşımla hastaların ağrı ve fonksiyon kayıpları uygun olarak tedavi edilerek, hastaların cerrahi tedaviye ihtiyacı azaltılabilir veya ertelenebilir.

Diz kireçlenmesinin ameliyatsız tedavi yöntemlerini şöyle sıralayabiliriz:

*Kilo Verme

Aşırı kilolu bireylerde diz eklemi kireçlenmesinin arttığı bilinmektedir. Yıllar içinde artmış kilonun eklem kıkırdağında dejenerasyona neden olduğu düşünülmektedir. Bayanlar da yapılan bir çalışmada, 5 kg civarı kilo veren hastalarda eklem kireçlenme ilerlemesinde ve şikayetlerde % 50 ye varan oranda gerileme olduğu bildirilmiştir.

*Eksersiz

Eksersiz, hem diz çevresindeki adaleleri güçlendirmekte hem de eklem hareket açıklığının korunması ile etki etmektedir. Bunun yanı sıra eksersiz yapmanın proprioreseptörlerin hassasiyet ve koordinasyonunu da arttırdığı ileri sürülmektedir. Burada, doktorunuzun önerdiği eksersizlerin düzenli olarak yapılması ve eksersizin bir yaşam stili haline getirilmesi önerilir. Bu şekilde, uzun dönemde ağrı ve dizle ilgili diğer şikayetlerin azaltılması yönünde olumlu etkiler görülebilecektir.

*Dizlik ve Tabanlık kullanımı

Diz ekleminin iç tarafında aşınma ile bacağın parantez şekli deformasyona uğraması; dizin dış kısmında gelişen eklem kireçlenmesi ile dizin x- şeklinde dışarıya açılanmasına göre 10 kat daha fazla görülmektedir. Dizde içe doğru varus dediğimiz bu deformiteyi düzelterek, dizi valgus dediğimiz dışa doğru açılanmış şekilde tutacak breyslerin diz iç kısmındaki yüklenmeleri azalttığı gösterilmiştir.

İnce ve yüksek topuklu ayakkabıların, dizin varus kuvvetini arttırdığı bilinmektedir. Bu tür ayakkabı kullanımı ile dizde ağrı şikayetlerinde artma görülmektedir. Bu nedenle, orta yaş ve üzerindeki bayanlarda ince ve yüksek topuklu ayakkabı kullanımından kaçınma önerilmektedir.

Yine dizdeki açılanmaya bağlı binen yükü azaltacak şekilde kişiye özel yapılmış “kamalı” tabanlıkların hastalığın seyrini yavaşlattığı bilinmektedir.

*Ağrı Kesici ve Antiemflamatuvar ilaçlar

Antiemflamatuar ilaçların kullanımı ile istirahat ve aktivite de ağrıda azalma görülmektedir. Antiemflamatuvar ilaçların kullanımında hastalarda peptik ülser, geçirilmiş gastrointestinal sistem kanaması, kan sulandırıcı ilaç kullanımı öyküsü sorgulanmalıdır. Ağrı Kesici ve Antiemflamatuvar ilaçların, eklem kireçlenmesi hastalığının seyri üzerine direkt olumlu etkileri ise gösterilememiştir. Daha ziyade ağrıyı azaltarak aktivitenin artması ile katkı sağladıkları düşünülebilir.

*Oral Glukozamin ve kondroitin sülfat kullanımı

Glukozamin, eklem kıkırdağındaki matriksinde bulunan glikozaminoglikanların öncü maddesidir. Kondritin sülfat ise, eklem kıkırdağındaki glikozaminoglikan-dır. Glukozamin, eklem kıkırdak metabolizması yanında antiemflamatuar etkisi de olduğu belirtilmektedir. Kondritin sülfat, kıkırdak koruyucu ve sinovial sıvıda hyaluronik asit miktarını arttırarak etki etmektedir.

Glukozamin ve kondroitin sülfatın direk tedavi edici etkileri ise hala tartışmalıdır. Bir çok hastada, diz ağrısında ve şikayetler de azalma görülürken bazı hastalarda ise hiç etkisi olmadığı görülebilmektedir. Yapılan çalışmalarda olumlu etki bildiren yayınlar çoğunluktadır.

Biz de diz eklemi kireçlenmesinde uygun evredeki hastalarda, günlük 1500 mg glukozamin ve 1200mg kondroitin sülfat alınmasını önermekteyiz.

*Eklem içi Enjeksiyonlar

Eklem içi enjeksiyonlar olarak viskosupplement enjeksiyonları, PRP enjeksiyonları ve Kortizon enjeksiyonları uygulamaktayız.

*Viskosupplement Enjeksiyonları

Hyaluranikasitin kullanımı ile eklem kireçlenmesi olan hastalarda şikayetlerin azaldığı bilinmektedir. Hyaluronik asitin, yapısı itibarı ile eklemde kayganlığı sağlayarak hareketleri kolaylaştırma ve şok absorbe edici özelliği vardır.

Ekleme enjekte edilen viskosuplement, hyaluronik asit eklemde sadece birkaç saat ile birkaç gün kalmakla beraber etkisi 6-18 ay arasında sürebilmektedir. Enjekte edilen vizkosuplementin eklem içinde hyaluronik asit yapımını uyardığı öngörülmektedir.

Diz içi enjekte edilen vizkosuplement tedavisini, eklem kireçlenmesinde 6-12 ayda bir uygulamaktayız.

*PRP uygulaması

PRP, hastanın kendi kanından özel teknikle hazırlanan trombositten zengin, yüksek konsantrasyonda trombosit büyüme faktörü içeren serum kısmıdır. PRP nin vücudun iyileşme yanıtını arttırarak etki gösterdiği bildirilmiştir. Yapılan çalışmalarda PRP ile de başarılı sonuç alınan vakalar bildirilmiştir. PRP işlemi, ofis şartlarında yapılabilen ve hastalara işlemi takiben aktivitelerine izin veren bir işlemdir. PRP enjeksiyonu, duyulacak ihtiyaca göre tekrarlanabilmektedir.

*Eklem içi Kortizon uygulamaları

Kortizonun antiemflamatuar etkisi oldukça iyi bilinmektedir. Özellikle ileri dönem kireçlenmelerde uygulandığında hastalarda geçici sürelerde ağrıda azalma ve hareket konforunda artma etkisi gösterebilmektedir. Kortizonun eklem kıkırdağına olumsuz etkileri olabileceğinden dikkatli kullanımı önerilir. Diz eklemi içine kortizon enjeksiyonları yılda 3 kez den sık yapılmamalıdır.

Prof. Dr. Şeref Aktaş, İstanbul Şişli Fulya’da ki özel muayenehanesinde çalışmaktadır. Prof. Dr. Şeref Aktaş’ a muayene olmak ve tedavinizin yapılmasını sağlamak için iletişim bilgilerimizdeki telefonları arayarak randevu alabilirsiniz.

“Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.”